Tasavvuf literatüründe “hâl” kavramı, sâlikin (tasavvuf yolcusunun) kalbinde beliren geçici manevi tecrübe ve duyguları ifade eder . Bu manevî hâller genellikle anidir ve devamlı değildir; Sûfîler hâli “şimşek çakması gibi çabucak gelip geçen” bir hal olarak tarif etmişlerdir . “Makam” ise kulun gayretle kazandığı kalıcı mertebeyi ifade eder. Tasavvuf geleneğinde, Allâh’ın lütfu ile yaşanan bu özel hâllere büyük önem verilmiş,…






